BUGÜN

  • Haber Detayları
  • Fotoğraflar

13 OCA 2024

Dünyanın önde gelen lösemi ve kanser ile mücadele eden sivil toplum kuruluşlarından LÖSEV, Ergene Havzası'ndaki kirlilik sorununa dikkat çekerek, halk sağlığını tehdit eden ciddi bir duruma işaret etti. LÖSEV’e kayıtlı kanser ile mücadele eden aileler ve gönüllüler “Kansere dur demek için buradayız, çözüm istiyoruz. Ölmek istemiyoruz” dedi. LÖSEV ise kamu ile kanser verilerinin şeffaf bir şekilde açıklanmasına yönelik çağrı yaptı.

Ergene Havzası, Türkiye'nin en verimli tarım topraklarından biri olarak bilinirken, yıllardır ağır metal, kimyasal ve evsel atık kirliliğiyle mücadele ediyor. LÖSEV Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı, bu kirliliğin, bölgedeki toprakların ve su kaynaklarının kanserojen etkiler yarattığına dikkat çekti.

LÖSEV’e kayıtlı kanser ile mücadele eden aileler, gönüllüler ve çalışanlar Ergene’de “Sen de kansere dur de” dedi. 500’e yakın kişinin katıldığı aktivist etkinlikte nehrin zamanla kontrolsüz bir atık kanalına dönüştüğüne ve içinde yaşamın sürdürülemediği bir duruma geldiğine vurgu yapıldı. Ergene Nehri’nden elde edilen balıkların ve bu bölgedeki tarlalarda yetiştirilen ürünlerin tüketilmesinin kanser riskini artırdığına dikkat çekildi. Vakıf, Türkiye'nin geleceğini tehdit eden bu çevresel sorunun çözümü için hep birlikte harekete geçme çağrısında bulundu.

 “Trakya’nın kanser verileri açıklansın”

Ağır metal kirliliğinin mesane, prostat ve böbrek kanserlerine yol açtığı, hava kirliliğinin ise birçok kanser türünün riskini artırdığını dile getiren Vakıf yetkilileri, okuduğu basın bildirisinde Trakya bölgesinde kanser vaklarının arttığını bildiklerini belirterek son 10 yılda kaç kişinin kansere yakalandığının kamu ile açıkça paylaşılmasını istediğini belirtti. Bildiride bölgede kaç fabrikanın olduğu, bu fabrikaların ne sıklıkla denetlendiği gibi sorular da yöneltildi. Öte yandan LÖSEV yetkilileri okudukları bu bildiride şunları da kaydetti, “Ergene, yıllar önce pırıl pırıl yüzülen bir nehirken şu anda içinde hiç bir canlının varlığını sürdüremediği kontrolsüz bir atık kanalına dönüşmüş durumda. Bu nehirden balık yiyenin ve buradaki tarlada yetişen pirinçten pilav yiyenin kanser olduğu bir ülke burası. Suyumuzdan sofralarımıza gelen bu zehire dur demek için şimdi mücadeleyi sonuçlandırma, hep birlikte haykırma zamanı kanser olmak ve ölmek istemiyoruz. Vakıf olarak şeffaf yönetim anlayışına inanarak, yetkililerin bu sorulara açık ve net cevaplar vermesini ve kamuoyu ile paylaşmasını bekliyoruz.”

MUTLULUK PAYLAŞTIKÇA ARTAR

9072 Kez Görüntülenmiştir.